Besmele yani Bismillahirrahmanirrahim.
Müslümanlar her işlerine besmele ile başlarlar, sabahtan akşama sayısız kere bu Kur'ani ibareyi tekrar ederler. Onsuz bir işe başlamazlar. Yerken, içerken, yatarken, kalkarken, eve girerken, yola çıkarken, yeni bir işe başlarken, önemli gün ve zamanlarda, törenlerde, dualarda, namazda, namaz dışında ve özellikle de konuşmalarına başlarken her daim bu ilahi ibare ağızlarındadır: Bismillahirrahmanirrahim ya da kısaca Bismillah veya besmele.
Peki besmele ne anlama geliyor? Müslümanlar bu ibareyi neden sürekli tekrar ediyorlar? Bununla ne demek istiyorlar? Türkçede bu ibare nasıl ifade edilebilir veya edilmelidir?
Burada iki ana yorum veya açıklama öne çıkıyor:
Bir görüşe göre bu ibare, "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla (başlarım)" anlamına gelmektedir. Buna göre Müslümanların herhangi bir işe başlarken bu ibareyi kullanmaları şu anlama gelmektedir: "Bu işime Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla başlıyorum".
Yani Müslümanlar bir işe başlamadan önce Allah'ın adını zikretmiş, yani anmış oluyorlar.
Son derece makul ve mantıklı bir açıklama.
Diğer görüşe göre ise bu ibare, "Rahman ve Rahim olan Allah adına" manasını taşımaktadır.
Bu durumda Müslümanlar işlerini "Allah adına" yapmış oluyorlar. Konuşuyorlarsa onun adına konuşuyorlar, bir iş yapıyorlarsa onun adına yapıyorlar.
Bu anlayış biraz da "insan Allah'ın halifesidir" şeklindeki yorumun doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.
Özellikle son zamanlarda, selefi yorumların yaygınlık kazanmasıyla birlikte, bu yorum da yaygınlık kazandı denilebilir.
Kanaatimce besmeleyi bu şekilde anlamlandırmak bana oldukça sorunlu bir anlayış olarak görünüyor.
Müslümanın Allah'ı hatırından çıkarmaması, onu anması, onun varlığını hissetmesi ve işlerini yaparken de onun var olduğu ve yaptıklarından dolayı insanı hesaba çekeceği inancıyla hareket etmesi son derece makul, mantıklı, makbul, yapılması arzu edilen ve beklenen bir davranış şeklidir. Dolayısıyla Müslümanların işlerine başlarken Allah'ı anmak maksadıyla "Allah'ın adıyla başlarım" demeleri anlaşılabilir, makul ve mantıklı bir davranış şeklidir.
Bununla birlikte, bir Müslümanın konuşmasına başlarken "Allah adına" konuştuğunu söylemesi, yaptığı işi Allah adına yaptığını söylemesi, bir anlamda Allah'a vekaleten, onun yerine, onun adına konuşması veya iş yapması anlamına gelir. Bu ise sonu kestirilemeyen sonuçlar doğurabilir.
Zira herhangi bir kişi "Allah adına" konuşmaya başlar veya Allah adına konuştuğunu veya iş yaptığını iddia ederse, diğer Müslümanlar açısından ona karşı durabilmek imkansız hale gelir.
Bu son derece tehlikeli bir durumdur.
Oysa kimse Allah'ın vekili, halifesi veya yeryüzündeki gölgesi değildir.
Allah mesajlarını insanlara ulaştırmak üzere peygamberler göndermiştir. Bununla birlikte, peygamlerler dahi Allah'ın vekili, halifesi veya yeryüzündeki gölgesi olduklarını iddia etmemişlerdir. Onlar Allah'ın kulu ve elçisidirler.
Bu bakımdan, peygamberler bile böyle bir iddiada bulunmazken, herhangi bir kişinin "Allah adına" konuşuyor olması son derece tehlikelidir ve kabul edilemez.
Tabii ki her Müslüman, her alim Allah'ın mesajlarını okuyabilir, anlamaya çalışır ve insanlara aktarabilir ancak, hiç kimse "ben Allah adına konuşuyorum" diyemez.
Kim olursa olsun bir kişinin Allah'ın mesajlarını okuduktan sonra anladığı şeyler, onun ulaştığı sonuçlar subjektiftir, kişiseldir, o kişinin kendi birikimi ve kapasitesine göre anlayabildiği şeylerdir.
İslam alimleri Allah'ın ayetlerini tefsir ettikten sonra, ulaştıkları sonuçların subjektifliğini vurgulamak ve kendi ulaştıkları sonuçların mutlak olmadığını, başka şekilde anlam ve yorumlara da açık olduğunu anlatmak üzere "Allahu a'lem bimuradihi bizalik" ifadesini eklerlerdi. Yani "ben böyle anladım ama Allah bununla neyi kastettiğini daha iyi bilir" anlamında bir ekleme yaparlardı.
Dolayısıyla insanların ulaştığı sonuçlar kendi kişisel algılarıdır, bu nedenle de kişinin "ben Allah adına konuşuyorum" demesi uygun düşmez. Zira Allah kendi mesajını elçileri ve kitapları vasıtasıyla ulaştırmıştır. Vekile ihtiyacı yoktur.
Şimdi birilerinin kendilerini Allah'ın yerine koyarak onun adına konuşması kabul edilemez.
Maalesef kilisede ve ruhbanlığın olduğu yerde birileri Allah adına konuştuğunu söyleyebilmektedir. İslam'da ise ruhbanlığa ve kiliseye yer yoktur. Dolayısıyla kimse Allah adına konuşamaz. Daha doğrusu kendi öznel görüş ve kanaatlerini bizlere Allah'ın sözleriymiş gibi aktaramaz.
Kur'ani açıdan insan Allah'ın kuludur, vekili veya halifesi değildir. O nedenle kimsenin onun adına konuşma yetkisi yoktur.
Allah'ın elçisi dahi aktardığı sözlerin Allah'a ait olduğunu, kendisinin bu sözleri tebliğ etmekle, aktarmakla yükümlü olduğunu ifade etmektedir. Bu dünyada hiç kimse Allah adına konuştuğunu söyleyemez. Bunu söyleyebilecek kişiler Allah'ın elçisi olmaları hasebiyle peygamberler olabilir.
Kaldı ki onlar dahi son derece dikkatli bir dil kullanmakta, kendilerini asla Allah'ın vekili veya halifesi olarak takdim etmemekte, kendilerinin mesajı tebliğ etmekle mükellef olduklarını özellikle vurgulamaktadırlar.
Dolayısıyla besmeleyi "Allah adına" şeklinde değil, "Allah'ın adıyla başlarım" şeklinde anlamanın daha doğru olduğu kanaatindeyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder